Web Sitemize Hoşgeldiniz
üniversite sex etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üniversite sex etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Üniversiteli Tazeler

sex hikayeleri Evli, yüksek eğitim almış, oldukça yakışıklı sayılabilecek, seks konusunda oldukça tecrübeli ve istekli bir insanım. Eşim, oldukça güzel fakat seks    konusunda fazla faal sayılmayacak, fanteziler konusunda hiçbir yaklaşımı kabul etmeyecek kadar kapalı bir insan. Buda beni ona karşı soğuttu. Yaklaşık    1 yıldır hiç ilişkiye girmedim. aslında iyi bir kadın ama bu isteksizliği beni öldürüyor


40 yaşındayım, evlenene kadar sayısız ilişkilerim    oldu. Bu sebeple unumu eleyip eleğimi asıp evlendim. karıma duyduğum saygıdan dolayı evlendikten sonraki bütün istekleri reddettim.
Bahçelievler de daire şeklinde bir bürom var. Genellikle büroma kimseyi davet etmediğimden genelde yalnız kalırım. Bu evin karmaşasından uzaklaşıp kafamı dinlememe fırsat tanır.    Sürekli internette olduğumdan vakit kolay geçer.


Marmara üniversitesinin bahçelievler deki kampusunun orada ağaçlar altında çok hoşuma giden bir kafeterya var. Havayı güzel bulursam orada oturup birkaç çay içer, gazetemi okur, dinlenirim. Bazende yazdığım kitaptan başımı kaldırabilmek için nefes almaya giderim.
Böyle günlerden biriydi. Karşı masama tatlı bir genç kız oturdu. Sessizce ağlıyordu. Ben kitabımın notları ile uğraşıyordum. Yaklaşık bir yarım    saat sonra kafamı kaldırdığımda hala ağlıyordu. Dayanamadım.


Yanına giderek “özür dilerim paylaşmak istermisin dedim”. Amacım onu ağlama dürtüsünden uzaklaştırmaktı. Belki tanımadığı biriyle paylaşmak ister, rahatlardı. Gidin başımdan dedi. Peki diyerek masama notlarıma döndüm. Biraz sonra ağlaması durmuştu. Yanıma gelerek terslediği için üzgün olduğunu söyledi. Bende seni ağlarken gördüğümde dayanamadım, sadece seni konuşarak rahatlatmak istedim onun için gelmiştim. Rahatsız ettiysem tekrar özür dilerim dedim.


Az evvelki teklifin hala geçerlimi yani dedi. Paylaşırmısın derdimi, tabiî ki dedim. Oturmak için izin istedi ve oturdu. öyle doluydu ki sadece “anlat” demem yetti. çıktığı çocuktan .    ayrıldığını sebebini anlamadığını bekâretini ona verdiğini evlenmeyi düşlerken böyle bir şeyi duymanın onu yıktığını küfürler ederek anlatıyordu. Yaklaşık bir saat konuştuk. Anlattıkça rahatlamıştı. Psikoloji ve ilişkiler konusundaki bilgilerimle onu daha    da rahatlattım. Bir öğrenci evinde 3 arkadaş birlikte kalıyorlarmış.


Sevgilisi ve ev arkadaşlarının erkek arkadaşları bazen evde buluşup yemek yer muhabbet ederlermiş. Sevgilisi son derece rahat davranış sergileyen arkadaşı ile onu kıyaslar, neden sende zerrin gibi gelip kucağıma oturmuyorsun, neden şöyle yapmıyorsun, neden şöyle giymiyorsun dermiş. Yattıkları zaman ise sanki porno film çeviriyormuşçasına şeyler ister. Bende yapamazdım kızardı bana dedi.


Sen onu seviyormusun diye sordum. Eskisi kadar değil ama bekâretimi .    ona verdim ne yapabilirim dedi. Sadece bunun içinmi birlikte olmak istiyorsun dedim. Biraz düşündü ve evet dedi. Boşver o zaman diktirisin olur biter dedim. Bu hiç aklıma gelmemişti teşekkür ederim dedi. Büromda toplantım vardı ve dönmek zorundaydım. Ondan özür diledim. Bana adımı bile sormadın dedi. Gerek yok rahatladınya dedim.


Aradan .    iki hafta geçmişti. Yine kafeye uğradım çay içip gazetemi okuyordum. Arkadan bir el omzuma dokundu döndüm baktım 3 kız. Birtanesi o. “beni hatırladınızmı dedi. Evet dedim arkadaşlarına beni çaresizce intaharı bile düşünürken beni rahatlatan bey dedi demekki onlara anlatmıştı. Oturmak    istediler. Buyurun dedim. zerrin tülay ve nesrin. Nesrin o gün için çok teşekkür etti. Siz olmasaydınız belki intihar bile edebilirdim dedi. Havadan sudan konuştuk.


Sonra derse gittiler. Arasıra karşılaşıyor ve muhabbet ediyorduk. Bir keresinde dersleri için bir araştırma yapmaları ve    tez hazırlamaları gerekiyormuş. Internet kafelerde çok para ödeyeceklerinden falan bahsediyorlardı. Bende büromu ve bilgisayarımı kullanabileceklerini söyledim. 3 arkadaş okul çıkışı geliyor ve internette araştırma yapıyordu. Tez konusunda onlara yardımcı oldum.


Bürgün nesrin yalnız geldi. Hayırdır dedim. Beni özlediğini söyledi. Diğer arkadaşları ile evde oturup hep benden bahsediyorlarmış. Ardniyetsiz olmamdan ve hep yardımcı olmaya çalışmamdan etkilenmişler. Birde yeşil gözlerimden. Hepsi benim yanımda kendini çok rahat hissediyormuş vs. Vs. Birden durdu ve ben seninle yatmak istiyorum dedi. Ona evli olduğumu bildiği halde neden istediğini sordum.


Okulda kendi arkadaşları arasından ondan hoşlanan çocuklar olacağından bahsettim. Bunu nasıl söyleyebildiğime bende inanamıyorum dedi. Gece rüyamda senin gözlerini görüyorum. Hep senin yanına koşmak istiyorum dedi. Ikimizi de imkânsız bir ilişkiye sürüklememesini söyledim. Misafirlerim gelecek bahanesiyle kibarca    gitmesini istedim. Bu arada nesrin tam anlamıyla nefis bir kız 170 boy 50 kilo incecik belli,


dimdik kalçaları, armudi göğüsleriyle ve masum yüzüyle gerçekten nefis. Hele benim gibi yaklaşık bir yıldır yatmamış bir insanın aklını başından alır. O gittikten sonra    kendime kızdım. Bir sürede kendime kızdığım için kendime kızdım. Onun hayalleri vardı. Yaşayacak çok şeyi vardı. Ertesi gün ofisime geldim. Kapıda beni bekliyordu. Içeri girer girmez dudaklarıma yapıştı. çok hızlı nefes alıyordu.


Acemice öpüyor sarılıyordu. Sakin olmasını söyledim. Kanepeye oturdum. Karşıma oturmasını söyledim. Neden böyle yaptığını sordum. Seni deli gibi istiyorum dedi. Bunun sonu yok dedim. Umurumda bile değil dedi.    Pişmanlık hissetmeyecekmisin dedim. Kesinlikle hayır dedi. Başka erkek arkadaşların olacak. Benimle birlikte olursan artık onlar sana yetmez dedim.


Sana kötü    bir şey olmasını istemem dedim. Sanane dedi. Eminmisin dedim. Gene kesinlikle dedi. Kalktım bilgisayardan müzik açtım. Yerime oturdum “soyun o zaman dedim. Ciddimisin dedi. Tamam dedim kalk soyun. Kalktı soyunmaya başladı. Az evvelki o inatçı kız gitmiş yerine masum kız gelmişti. Kıpkırmızı oldu. Kalktı soyunmaya başladı. Gerçekten nefis bir kızdı. Iç çamaşırlarıyla kaldı. Onları da çıkar diye emrettim. Utanarak çıkardı. Yüzüme bakamıyor elleriyle önünü ve göğüslerini kapatıyordu.


Yanıma gel dedim. Kedi gibi yanıma sokuldu. üçlü koltuğa boylu boyunca uzattım. Başı    kucağımdaydı. öyle güzeldi ki. çok sertleşmiştim. Sanırım sırtında hissediyordu. Gözlerine bakarak yavaş yavaş göğüslerini okşuyordum. Birbirimizin gözlerinin içine bakarak öpüşmeye başladık. Ellerimle vücudunun her yerini keşfetmeye çalışıyordum. Hassas yerlerini araştırıyordum. 15 dk kadar öpüştük.


Ellerim bacaklarının arasındaydı. Sırılsıklam olmuştu. Oturuşumu    hiç bozmadan onu yavaşça çevirdim. Bacaklarının arasına küçük öpücükler kondurdum. Sonra yalamaya başladım. Bu işi çok çok iyi yaparım. Ben böyle güzel kokan bir organ görmedim. Başı yerde inliyordu. Klitorisini dilimi dokundurdukça kendini kasıyordu. Birden klitorisini yakalayıp emmeye başladım. 5    saniye sonra çığlık atarak boşaldı. öyle uzun ve öyle tatlı boşalmıştı ki. Kanepeye uzattım yüzünü seyrediyordum.


Boşalması bitmek üzereyken tekrar bacaklarının arasını yalamaya başladım. Bir dakika sonra parmağımı vajinasına sokup ıslattım ve arka deliğinin etrafında daireler çizmeye başladım. çıldırmış gibi    inliyordu. Tekrar boşalmaya başladı. üstüm onun zevk sularıyla ıslanmıştı. Gömleğimi çıkarttım. Işaret parmağımı azgına soktum. Diğer elimle bacak arasını okşuyor küçük küçük parmağımı sokup çıkarıyordum. Parmağımı öyle bir emiyordu ki .    anlatamam.


Göğüslerinin hassas olduğunu okşarken anlamıştım. Dudaklarımı üzerinde gezdirmeye başladım. Kah bir kah diğer göğüs başını emiyordum. Ellerimde çalışmaya devam ediyordu. Bir parmağım önündeyken diğeriyle arka deliğini okşuyordum. Yavaş yavaş yumuşamış parmağımı içeri almıştı. Bu arada diğer elimin parmağını emiyordu. Dudaklarım diğer erojen bölgesinde göbeğinde çalışıyordu. Birden durdum parmaklarımı çektim. Yüzüne bakarak “al zevk sularını yala diyerek iki parmağımı ağzına uzattım. Parmaklarım ağzına girdiğinde gözlerime bakarak boşalmaya başladı. Yaladıkça boşalıyordu.


Boşalması bitince onu ayağa kaldırdım. Benim pantolonum hala duruyordu. Kalktı kemerimi çözdü pantolonum yere düştü. Külotumu çıkarttı. Tam azgına alacaktı    ki “daha değil dedim. Pc ye bir dvd koydum. Onuda kucağıma alarak seyretmeye başladım. Ikimizde çıplaktık. Kasıklarım artık ağrımaya başlamıştı.    Bana pornodan hiç hoşlanmadığını söyledi. Ona ordaki kadının ne kadar zevk aldığını kendisininde az evvel o kadar zevk aldığını söyledim. Farzetki o sensin dedim. Hiç bu gözle bakmamıştım dedi.


Az sonra penisimin üzerinde hareketlenmeye başladı. Ben de arkadan karnını ve    göğüslerini bazende bacak arasını okşuyordum. Kulakmemelerini emiyordum. Bana döndü “hayatım boyunca seni istemişim dedi. Onu ayağa kaldırdım. Bilgisayara doğru eğilmesini    ve filmi yakından seyretmesini söyledim. Ben sandalyeyi geri ittim. O kalçaları anlatacak kelime ne bende nede dünya üzerinde vardır.


Bacaklarını kapatmış, arasından pespembe vajinası görünüyor. Kalça yuvarlakları ayrılmış küçük deliği pembe nefis uzun bacaklar. Onu biraz öyle seyrettim. O filme dalmış yavaşça kıvırıyor vajinasını sıkıştırıyordu. Sandalyemi ilerletip dibine girdim sadece dilimin ucunu dokundurdum öyle içten bir ohhh çektiki anlatamam. Arka deliğine yapışıp emmeye başladım. Iki deliğinide parmaklıyordum.


Parmaklarımı çıkarıp onu sandalyenin üzerine çektim. Amı tamamen ağzımı kaplamış habire yalıyordum. Oda .    önünde bulduğu penisinimi yalıyordu ikimizde kendimizden geçmiştik. Beno kadar durmuştum ki acemiliğine rağmen bayılıyordum. Ellerimle yol gösterdim. Oda bana zevk verebilmek için gırtlağına kadar sokuyordu. Tekrar klitorisini emmeye başladım. Gelmek üzereydim ona yut hepsini diye bağırarak gelmeye başladım. Klitorisine yapıştım. Oda boşalmaya başladı. Onu yere indirdim.


Tekrar ağzına soktum. Sertliğimden bir şey kaybetmemiştim. Onu durdurup arkasına geçtim yere oturdum bacaklarımı açarak ona yaklaştım penisim ok gibi olmuş onu gösteriyordu. Yavaşça geri çektim. penisimi kendi içine kendi elleriyle soktu. Yavaş yavaş,    alıştıra alıştıra. Tamamı içine girdiğinde ellerimi öne uzattım sımsıkı sarıldım. Onu kıpırdatmıyor sadece penisimi sertleştirip birakıyordum.


O kıpırdamaya çalışıyor içinde .    genişleyip daralan penisimle çıldırıyordu. Birden on öne ittim dörtayak pozisyonunda pompalamaya başladım. çiğlıklar atıyor inliyor kıvranıyordu. Bir bacağını kaldırıp başımdan    aşıttım. Belinden tutup çevirdim. Yüzyüze devam ediyorduk. Kulağına korunuyor musun dedim fısıltıyla eveeet dedi.


Aç gözlerini dedim. öyle şehvetli bakıyordu    ki. Boşalmaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını hissedince oda titremeye baladı. Göz göze boşalıyorduk. üstüme devrildi. Titremeleri devam ediyordu. Onu sıkıca sardım.    Bırakma daha sıkı tut sımsıkı tut diye inliyordu. 5 dk kadar içinden çıkarmadan öylece yattık.


Yavaş yavaş yanaklarını öpüyordum. Sakinleşti    ve üzerimde uyumaya başladı. çok yorulmuştu. Kucağımdan bırakmadan kanepeye yatırdım. 15 dk. Sonra uyandı. Ben bilgisayarın başındaydım. öyle tatlı ve    güzel bakıyordu ki anlatamam. Gülerek günaydın dedim. Bana sen bir tanesin dedi.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Üniversiteli Kaşarı siktim

Her insanın hayatında önemli etkiler bırakan ve bundan dolayı unutulmaz olan insanlar olmuştur. Bu insanlar o denli etkiler bırakırlar ki bazen üzerimizde yaşam yollarımızı ayırsa da biliriz ki son nefesimizi verene dek aklımızda ve hayallerimizde yaşamaya devam edecekler. Ben henüz yirmi beş yaşımdayım ve yeni hayata atılıyorum ama daha şimdiden benim için asla unutulmayacak deneyimler yaşatmış böyle bir insan var hayatımda. Artık birbirimizden haber alamıyor olsak da, üniversitenin ilk yıllarında ki kız arkadaşım Selin. Her ikimizde cinselliği birbirimizin bedenlerini keşfederek tanımıştık. Benim ilk aşkım değildi ama cinselliği yaşadığım ve bugüne dek en fazla tatmini de yaşadığım insandı. Üniversitenin hayatımızın ilk aylarında tanışmış ve bundan birkaç ay sonra çıkmaya başlamıştık. Karadenizli idi ve İstanbul’da kendisinden büyük bir kuzeni ile birlikte kalıyordu. İnsan onu ilk gördüğünde, omuzlarına kadar gelen kızıl kıvırcık saçları, iri yeşil gözleri, dolgun dudakları ve sımsıkı vücudu ile sadece bir tek şey hissedebilirdi, tutku. Beni de ilk tanıştığımız andan itibaren bu güçlü kadınsılığı ile cezp etmişti. İlişkimiz zaman içinde cinselliği de yaşamaya başlamamızla son sürat ilerliyordu. İlişkimizin üçüncü ayından itibaren birlikte olmaya başlamış ve gençliğimizin de verdiği enerji
ile en ateşli ve tutkulu anılarımızı yaşar olmuştuk.

Derslerin biraz da olsa gevşediği bahar ayları geldiğinde içimizdeki heyecanlar da doğanın çağrısına uymadan edemezdi elbette. Yoklama zorunluluğu olmayan bir ders zamanı kantinde arkadaşlarla oturmuş havadan sudan bir muhabbet yapıyorduk. Öğlene dek oyalanıp sonra kızlarla beraber bir arkadaşın evine gidip takılacaktık. Oldukça sıradan sayılabilecek bir gündü aslında. Bir yarım saat geçmeden Selin ve bir arkadaşı da yanımıza geldi. Birkaç dakika sonra Selin bana dolaplara gidip notları bırakacağını benim de onunla gelip gelemeyeceğimi sordu. Ben de kendi kitaplarımı bırakırım diyerek beraber kantinden çıkıp el ele temel bilim binasına yürürken, yüzünü bana çevirmeden alçak sesle ‘ Sevişelim…’ dedi. Tabii o ana dek aklımda olmasa da, bir anda tüm bedenimin titremesi ile arzu damarlarımı doldurdu. Tek bir sözcükle onunla hemen orada bile sevişme fikri gözümün önünden ayrılmaz oldu:


—Bize gidebiliriz istersen?


—Hayır, hemen istiyorum, okulda bir yerlerde hem de, lütfen!


Henüz om dokuz yaşında olan benim için bu uyanıkken görülen bir rüya gibiydi. Heyecanı ve korkuyu beraber hissetmeye başlamıştım bile. Avluyu geçip dolapların olduğu temel bilim binasına girince önce içgüdüsel olarak daha tenha olan alt katlara yöneldik ikimiz de. Sanırı o an ikimizin de aklından ders zamanları çok kullanılmayan öğrenci tuvaletleri geçiyordu. Ben olabildiğince doğal görünüp dikkat çekmemeye çalışırken koridorun sonundan döndüğümüz anda Selin hiç beklemediğim bir hareket yapıp elini önüme götürdü ve aletimi avuçlayıverdi. Pantolonumun üzerinden taşaklarımı okşuyor, yumuşak nazik hareketlerle sıkıyordu arada. İyice şaşırmıştım. Koridor bomboştu aslında. Elini aletimden çekmeden:


—Daha rahat bir yer bulalım, lütfen…


Deyince eli hala önümde birkaç adım attık ve erkekler tuvaletinin önüne geldiğimizde:


—Ne dersin?


Diye sormamla beraber:


—Evet, ama önce sen bir gir bakalım, eğer kimse yoksa beni çağırırsın.


Dedi ve ben hemen içeri girdim. İçerde gerçekten kimse yoktu ve Selin’i elinden tutarak cama en yakın kabine sürükledim. Kapıyı arkamızdan kapatınca ikimiz de kalp atışlarımızı duyabiliyorduk adeta. Ben hemen dudaklarına yapışıp doyasıya öpmek isterken, Selin beni durdurdu ve ellerimi iki yanıma doğru uzattı ve hemen pantolonumu çözdü kendi elleri ile. Sonra durup gömleğinin düğmelerini açmaya başladı. Gözlerimin içine bakarak düğmeleri açtı. Bir elimi alıp yuvarlak ateş gibi göğsünün üstüne koydu ve ben daha sutyenini indirmeden üzerinden okşamaya başladım. O da diğer eli ile şortumu da indirip zaten dakikalardır uyanmış nabız gibi atan aleti sıvazlamaya başladı. Ben artık iyice hareketlenmiş, heyecandan uçları fıstık kadar olmuş göğüslerini yoğuruyordum adeta. Selin başını arkaya atmış:


—Immm! Aşkım, ellerin çok sıcak. Hadi sev onları, öp okşa hadi!


Diye inliyordu. Bulunduğumuz ortam, yaşadığımız heyecan her şeyi birkaç kat daha tutkulu hale getiriyordu. Başımı memelerinin arasına gömmüş ikisini de sırayla emiyor, uçlarını ısırıyor, dilimle durmaksızın darbeler indiriyordum. Aşağı çektiğim sutyenden tamamen kurtulmak için ellerimi kopçalara uzatmıştım ki Selin o daracık kabinde zorlanarak dizlerini kırdı ve deminden beri elinde olan aletin ucuna bir öpücük kondurdu. Gözlerini yukarı dikip benden ayırmadan iyice aşağı inip taşaklarımı teker teker ağzına alıp emmeye başladı. Dilini iki taşağımın birleştiği hatta gezdirip ucuyla darbeler indiriyor, bir yandan da gene gözlerimin içine bakarak tükürdüğü eliyle bana otuz bir çektiriyordu. Nabız gibi atan aletimle yeterince oynadığına inanınca ellerini kalçalarıma koyarak organımı dolgun dudakları ile çevreledi ve ağzından içeri dilinin üzerinde kaydırdı. Daha önce de oral yapmayı severdi ama o gün bambaşka bir haldeydik. Sanki sevişen o ve ben değil yabancı iki insandı ve biz onları izliyorduk. Dudakları ile aletimin başını kavrayıp, gövdesini alabildiği kadar ağzının içine alıp içine çekiyordu. Usulca inlemeleri ve bakışları beni çıldırtıyordu geçen her saniye.


Aniden geriye çekildi ve hızla ayağa kalkıp sırtını bana dönüverdi. Kollarını iki yandaki duvarlara uzatıp belini daracık kabinin izin verdiği kadar büktü ve harika kalçaları çıkıverdi hemen önümde. Bir saniye yitirmeden önüne uzanıp düğmelerini çözmeye başladım. İki yanından tuttuğum kotunu indirmeye çabalarken(inanın anlatıldığından zor) bir yılan gibi kıvrılıp işimi kolaylaştırıyor ama hemen önümde selamda duran arkadaşım her hareketi ile bembeyaz kalçalarının arasına değip başımı döndürüyordu. Kotunu belinden sıyırınca karşımda beyaz gömleğinin hemen altında gözümü alan şarap rengi tangası duruyordu. O an kalçasını iyice geriye yasladı ve başını arkaya çevirip vücudunu iyice gererek:


—Şimdi benim için kaldırdığın o aleti eline al ve hemen ait olduğu yere sok! Hadi! Hemen!


Daha başını döndüremeden elimi önüne uzatıp çoktan ıskanmış kadınlığını okşamaya başladım. Yeni açılmış güle benzeyen pespembe dudaklarını aralayıp, en tepede birleştikleri o hassa noktaya parmağımı koydum. Selin’in en çok zevk aldığı noktalardan birisi idi. Bir yandan çamaşırı kenara çekiştirip aletimle ıslak kadınlığını fırçalıyor, bir yandan da diğer elimin parmakları arasına aldığım iyice şişmiş bızırıyla oynuyordum. Artık kıpkırmızı olmuş aletimi iyice sulanmış şeftalisinin girişine değdirince başını sallamaya başladı ve:


—Aşkım benim, sonunda düzeceksin beni. Günlerdir bu anı bekliyorum. O muhteşem organını içimde gezdireceksin! Şimdi! Aniden bastır Evveet!


O anda sertçe içine girivermiştim. Gözlerimin hemen önünde erkekliğim körpe bir kısrak gibi kıvranan sevgilimin kalçaları arasında kayboluvermişti.


—Ohhh! Çok güzel. Sokmaya başla durma ne olur, hadi erkeğim hadi!


Bembeyaz kalçaları sıcacıktı. Ellerimle bu yuvarlakları yoğururken kemik gibi olmuş aletimle aşkımın en derinlerine darbeler indiriyordum. Her vuruşumla zaten daracık olan kabinin duvarlarından kendini iterek kalçalarını bana yaslıyordu. Avuçlarımın kırmızı izler bıraktığı kalçalarını her yükselttiğinde kendi kadınlık suları ile parlayan aletimi görerek iyice azıyordum:


—Durma sok! İçimdesin işte sonunda. Evet, bastır! Geçir bana! Ohhh, ohhh! Mutlu et, düz beni!


Artık omuzlarından tutmuş her seferinde en derinlerine kadar gidiyordum. Aletimi benim için yanan sıcacık mabedinin en dibine dayadıkça en sonunda elini aşağıdan uzatıp taşaklarımı sıvazlamaya başladı. Bu noktadan sonra adeta kendimi kaybetmiştim. Alnımdan damlayan ter damlaları Selin’in kalçalarına, sırtına damlıyordu. Artık ritmimizi bulmuştuk. Benim ellerim onun incecik belinde, onun bir eli benim aletimi okşarken diğeri kapıya dayanmış, çiftleşen hayvanlar gibi kendimizden geçmiştik.


—Harika sevgilim, harika! Geçir, köküne kadar eveeet! Öyle işte. Hadi erkeğim mahvet beni. Taşaklarını da sok! Senin kadınınım ben sadece!


Saniyeler geçiyor, bu sözleri beni darmadağın ediyordu adeta. Artık nerede olduğumuzu unutmuştuk adeta. İyice dolmuştum, her an boşalabilirdim artık:


—Aşkım boşalıcam artık dayanamıyorum Selin!


Diye inledim ve o anda da oluk oluk içimde ne varsa Selinin en derinlerine fışkırtmaya başladım. Sanki yer ayaklarımın altından çekiliyordu. Selin kendini kaybetmiş titriyor:


—Ohhhh. Boşalt. Ohhh! Beni hamile bırakmanı istiyorum. Harikasın sevgilim. Spermlerini içime akıt. Dölle beni! Ben de boşalıyorum hayatım. Offf… Evet, oluyor boşalıyorummm. Yetiştim sana geliyorum. Ohh, ohh, off harikasın aşkım!


Sanırım birkaç Dakka orada öylece kalakaldık. Nasıl toparlandık hatırlamıyorum ama o günün kalanından tek hatırladığım sevgilimin en sonunda bana hediye ettiği öpücük ve bir an önce eve gidip onu bu sefer yüksek sesle bağırta bağırta becermek isteğimdi. Rüya gibi bir kızdı, ben onu nasıl unutabilirim ki…